Nörobilim Yazıları

Nörobilim Nedir ?

Nörobilim sadece nöroloji anlamına sahip değildir. Nöroloji, psikiyatri , beyin cerrahisi ve diğer temel bilimlerle ilgili sinir sistemi araştırmalarının genel bir adıdır. Son dönemde davranış bilimlerinden nörobilime doğru bir geçiş vardır. Bunun da nedeni, genetik moleküler araştırmalarının giderek ağırlık kazanması ve eskiden davranışsal dediğimiz olayların, şimdi sinir sistemiyle ilişkilerinin yavaş yavaş çözülüyor olmasıdır.

İnsanların bu alanda merak ettiği önemli soruların bir kısmına cevap bulunmasından dolayı bir heyecan oluşmuş ve açıkçası nörobilim ,davranış bilimlerinin önüne geçmiştir. Bunu nereden anlıyoruz? Daha çok davranış bilimlerinde çalışma yapan insanların kendi alanları dışında nörobilim araştırma metodlarını kullanarak kafalarındaki sorulara cevap bulma girişimleri yoğunlaşmıştır. Ben burada beynin işlevleri konularından yola çıkarak bunun insan davranışlarını ve biyolojik şekillenmesini nasıl etkilediğini gözlemleyebileceğimiz gerek kendi yazdığım gerekse medyadan derlediğim yazılar paylaşacağım.

Düşüncenin önce beyni sonra da insanı nasıl şekillendirip,nasıl yeni yaratımlar sağlayabileceğini beraberce gözlemleyeceğiz..


Vitrindeki yansımasına bakarken oraya nasıl geldiğine ilşkin en ufak fikri yoktu. Kadınlar için gece giysileri satan mağazanın vitrinindeki dore renkli, uzun ve şık gece elbisesi dikkatini çekmişti.Yağmur başlamak üzereydi.Elbiseden sonra dikkati kendi suretine kaymış, arkadan geçen arabaların arada bir camdaki yansımaları koyulaştırmasıyla kendini...

İnsan beyni karmaşık ve üstün bir sisteme sahiptir. Bu özelliği hiç bir bilgisayarla karşılaştırılmayacak kadar gelişmiştir. Beyin ile ilgili araştırmalar arttıkça, zihnin kavrama sınırlarını aşan birçok detay görülür. Beyinle ilgili yeni keşifler yapıldıkça, aslında daha keşfedilecek ne kadar fazla ayrıntı olduğu fark edilir.

Bulutların üstüde uçmak veya bir girdabın içinde sıkışıp kalmak... Her ikisinin de belirleyicisi hormonlar. İyi bir ruh hali için bizim de onlara yardımcı olmamız gerekiyor. Nasıl mı? İşte hayatımızdaki 6 önemli hormon ve merak ettikleriniz.

"Onu görünce beni bir titreme alıyor''. Bir kısmımız, kadın veya erkek, bu duyguyu yaşamışızdır. Birisinin bize çekici gelmesi, tamamen, kişiye özgüdür. Tek bir mimik, ses, parfüm, siluet ya da bakış, birinin cazibesine kapılmamıza yeterli olabilir.

Beynimiz geçmiş deneyimlerimizi kullanarak çevremizde olanları anlamlandırmaya ve en mantıklı sonuca ulaşmaya çalışır. Başka bir deyişle, beynimiz geçmişte edindiği bilgileri kullanarak gelecekle ilgili "en mantıklı tahmini" yapar.

Hoşlandığınız kişinin, sizinle olan ilk randevusuna gelip gelmeyeceğini bekliyorsanız; aldığınız piyango bileti veya oynadığınız lotoya para çıkıp çıkmayacağını ümit ediyorsanız; burs almak için girdiğiniz sınavın sonucunu heyecanla bekliyorsanız veya sevdiğiniz oyuncunun yeni filmini görmek için hafta sonunu iple çekiyorsanız, o zaman, hiç merak...

Amigdala beynin her iki bölümünde temporal lobların derinlerinde yer alan badem şeklindeki iki küçük yapıdan oluşur (corpus amygdaloideum). Küçük olmasına rağmen hayatımızdaki işlevi çok büyüktür. Öyleki amigdalanın işlevini kaybettiği durumlarda yaşadığımız olayların duygusal anlamı kalmaz.

Günlük rutin hayatınızda yaşadığını tüm olay, duygu ve düşünceleri yaratan bir saliselik etkiler (koku dışında) beynin Talamus noktası denilen kapısından içeri giriş yapmaktadır. Bu etkiler bir insanın bir söz söylemesi, üzmesi, kayıplar, sevinçler, iş hayatı gibi tüm olay ve alanlar olduğu gibi otobüsü kaçırmak, bir yere yetişememek gibi anlık...

Bugün toplumda yaşadığımız birçok problemin esas sebebi, serebral korteks ile amigdala çekişmesinde amigdalanın kazanması, ve serebral korteksin yavaş ve hatta atıl kalmasıdır.

Yeni bir çalışma, sosyal davranışların kontrolünde habenula adlı bölgeyi işaret ediyor. Araştırmacılar, habenula adlı bölgede aktivitenin artmasının sosyal problemlere yol açtığını ifade ediyorlar.

Limbik sistem, beyin sapıyla ön beyin arasında yer alan, güdüsel davranışların organizasyonu (yeme-içme, cinsellik), korku, kızgınlık, öfke gibi heyecan yaşantıları, saldırma- kaçma veya hafıza gibi faaliyetlerle ilişkisi bulunan, birbirine bağlı yarım düzine yapıdan oluşan nöron ağlarına verilen addır. Limbik sistem çoğu zaman ilkel beyin ya da...

Beynin merkezine yakın bir yerde kozalak şeklinde minik bir bez var. Bu bez fiziksel bedenimizin en muhteşem parçalarından birisi olabilir. Bu pineal bezin(epifiz bezinin), seratonin, melatonin yanısıra, uyuma ve uyanma döngülerini düzenleyen, ruh halimiz üzerinde önemli role sahip nörotransmitterler ürettiğini biliyoruz. Ama ayrıca pineal bezin...

'' Şehri çok uzak mesafeden gördüm koyu yeşil renkteydi. Üstünde titreşen ışıklar ve bulular vardı son derece hızlı hareket ettiği için tanımlanması çok güç geometrik şekillerin yavaşlamasının ardından uzaklardaki şehri gördüm. Ben bu manzarayı izlerken tam da gözlerimin önünden bir ışık topu '' bu da neydi'' dedirtircesine, geçip gitti. bu kadar...

Dimetiltriptamin veya kısa adıyla DMT, beyin dolaylarındaki pineal bez tarafından uyku sırasında salgılanan bir çeşit halüsinojendir. Triptofan kaynaklıdır. Serotonin ve melatonin hormonlarıyla izomerdir.Salgılanması rüyaların görüldüğü evreye denk gelir ve etkilerinin arasında zaman algısında değişim vardır.Belki de bu molekül gerçekliğe...

Thomas Jefferson Üniversitesi'nden nöbobilimci Dr. Andrew Newberg ile iletişim uzmanı Robert Waldman'ın bir araya gelerek yazdıkları kitap, Words Can Change Your Brain (Kelimeler Beyninizi Değiştirebilir), yapılan bilimsel çalışmalardan elde edilen bulguların neticesinde, kitabın adından da anlaşılacağı üzere, oldukça ilginç bir hipotez atıyor...

0.5 gr ağırlığında, bir bezelye tanesi büyüklüğünde küçük bir et parçası ve bu et parçasını oluşturan hücreler, vücudunuzu sizin adınıza yönetir ve denetler.Hormon sisteminin yönetim merkezi olan "hipofiz bezi" isimli bu küçük organ, yeryüzünün en mükemmel orkestrasının şefidir. Bu küçük şef, emirlerini hormon adı verilen moleküller yardımıyla...

Hipotalamus, orta beynin, yani beyin sapının en üst kısmında bulunan mezensefalonun üst kısmının önünde, bir önceki yazıda bahsettiğimiz talamusun ise ön kenarının hemen altında yer almaktadır. Aşağıdaki görselde tam yerini görmeniz mümkündür:

Araştırmalara göre, uyarıcı nöronlarımızı harekete geçirmek için depresyon ile ilişkili olan bir genin doğrudan aktive edilmesi, sosyal izolasyon ve ilgi kaybı gibi klasik semptomların tersine çevrilmesine ve dolayısıyla depresyonun ortadan kalkmasına yardımcı olabilir.

Araştırmalar, nöromelanine duyarlı MRI (NM-MRI) olarak adlandırılan bir tür manyetik rezonans görüntülemenin psikoz hastalıklar için potansiyel bir biyobelirteç olduğunu göstermiştir. NM-MRI sinyalinin şizofreni hastalarında dopamin fonksiyonunun bir belirteci olduğu ve bu akıl hastalığı olan kişilerde psikotik semptomların ciddiyetinin bir...

Bugüne kadar diğer beyin bölgelerine oranla göz ardı edilmiş bir bölge olan serebellum, beynin arka alt kısımlarında bulunan ve daha önceleri yalnızca hareketi kontrol etmekle sınırlı bir bölge sanılan aslında oldukça önemli bir beyin alanıdır. Özellikle de, hareketin de ötesinde karmaşık beyin fonksiyonlarını çalışan bilim insanları tarafından...

Son yıllarda araştırmacılar psikoterapinin yarattığı değişimleri sinirsel bağlantılar düzeyinde anlamak için görüntüleme tekniklerini kullanmaya başlamışlardır. Bu bağlantıları anlamak sadece psikoterapiden etkilenen süreçleri tam olarak belirlemek ve dolayısıyla edindiğimiz yararlara odaklanmamıza yardım etmekle kalmayacak, aynı zamanda terapiyi...

Cell Press'in Current Biology'de yayımlanan bir araştırmada, beyinde elektrik uyartılar ile uyarıldığında, depresyonda bulunan bireylerde modun iyileşmesini sağlayan efektif bir yeni hedefin keşfedildiği duyuruldu. Lateral orbitofrontal korteks olarak bilinen OFC kısa adlı beyin kabuğu bölgesi yeterli elektriksel stimülasyonlar yolu ile aktive...

Araştırmacılar, beyindeki nöronların karmaşık karar alma süreçleriyle karşılaştıklarında nasıl davrandıklarını, adapte olduklarını ve hatalardan nasıl ders aldıklarını açıklayan ilk kapsamlı modeli geliştirdiler.

Dopamin hayatımızın merkezinde ama farkında değiliz. Dopamin sinir hücreleri arasında iletişimi sağlayan ve nörotransmitter adı verilen bir madde. Ancak bu madde bedenimizin ve ruhumuzun en kıvrak yerlerinde görev alıyor.

İnsanlık tarihinde aşk kadar zihni meşgul eden bir kavram yoktur. İnsan doğar, büyür, üreyip neslinin devamını sağlar ve ölür. İnsanlığın devam etmesi için olmazsa olmaz iki şeyden biri aşk diğeri sekstir. Hayvanlardaki çiftleşme büyük çoğunlukla sadece yeni yavrular dünyaya getirmeye yöneliktir ancak insan daha karmaşık bir beyin ve vücuda sahip...

İnsanoğlu, kendisinde bulduğu özellikleri doğaya atfetmeye meyillidir, böyle bir zaafı vardır. Bilinci, aklı, düşünceyi, mantığı doğada bulmaya çalışır. Bunun sayısız nedeni vardır. Ancak bizi burada ilgilendiren, tam da konunun özüdür: Zeka, akıl, mantık, düşünce, algı ve sinirbilim ile ilgili diğer istisnasız her şey nöral aktiviteden (nöronların...

Araştırmacılar uzun yıllardır merak edilen, beynin en gizemli olaylarından ve özelliklerinden birisi olan Deja Vu için yeni bir açıklama getirdiklerini iddia ediyorlar. Bir ekip, Budapeşte Hafıza Konferansında Deja Vu'nun beynimizde meydana gelen belirgin hatalardan oluştuğunu iddia eden bir çalışma sundu!

Hormon sözcüğü "uyarmak, harekete geçirmek" anlamına gelmektedir. Hormonlar vücudumuzdaki büyüme, gelişme, üreme, bazı metabolik olayların sağlanması ve vücudun sağlıklı olarak görev yapmasını sağlayan kimyasal habercilerdir. Hormonlar vücudumuzdaki salgı bezlerinden salgılanarak kan yoluyla diğer dokulara taşınır ve etkilerini gösterirler. Miktar...

Tarla fareleri sığ yer altı geçitleri kazarak bütün yıl boyunca etkin kalmanın yolunu bulur. Ancak diğer birçok fare ve memeliden farklı olarak tek eşli yaşar, ömür boyu süren eş bağları sayesinde birlikte yuva kurar, bir ekip olarak yavrularına bakar. Yakın kuzenlerinin aksine tarla farelerinin böylesi bir adanmışlık göstermesi akılları kurcalayan...

İnsülin hormonu vücudumuzdaki hücrelerin glikozu yakıt olarak kullanmasına ya da yağ olarak depolamasına imkan sağlar. Kişiler şişmanladığında vücudun kan şekerini düzenlemek için insülini uygun bir şekilde kontrol etme yeteneği azalır. Kilo alımıyla bağlantılı olarak vücut insüline dirençli hale geldiğinde hücreler bu hormona düzgün yanıt veremez....