SIRT1 Geninin Uyarılması Depresyonu Ortadan mı kaldırıyor ?

15/02/2019

Araştırmalara göre, uyarıcı nöronlarımızı harekete geçirmek için depresyon ile ilişkili olan bir genin doğrudan aktive edilmesi, sosyal izolasyon ve ilgi kaybı gibi klasik semptomların tersine çevrilmesine ve dolayısıyla depresyonun ortadan kalkmasına yardımcı olabilir.

Bilim insanları ,planlama, kişilik ve sosyal davranış gibi karmaşık davranışlarda rol oynayan ve majör depresyon patogenezinde önemli bir rol oynadığı bilinen bir beyin alanı olan prefrontal korteksde SIRT1 genini uyararak inaktif hale getirmenin erkek fare nöronlarında semptomları arttırdığını ve depresyonu tetiklediğini belirlediler.

"Antidepresan benzeri bir etkiye sahip," diyor Georgia Tıp Fakültesinde Sinirbilim ve Rejeneratif Tıp Anabilim Dalı'nda profesör olan Augusta,SIRT1'i aktive eden ve bu uyarıcı nöronların olağan yüksek aktivite seviyesini mümkün kılan ilaçlar, bir gün majör depresyon ile etkili bir terapi olabileceği anlamına geldiğini söylüyor. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü'ne göre, büyük depresyon ABD'de yetişkinlerin yaklaşık yüzde 7'sini etkileyen en yaygın zihinsel bozukluklardan biri.

Depresyonda uyarıcı nöronların ateşlenmesi sırasında nöronlar olması gerektiği gibi iletişim kurmazlar. "Sanki bağlantısı kesilmiş gibi olurlar" diyor. Diğer yandan manik davranış gibi sorunlar aşırı ateşlenmenin olduğuna işaret ediyor.

SIRT1'in beyin hücrelerinde bilinen rollerinden bir diğeri mitokondri olarak adlandırılan hücre güç santrallerini düzenlemektir. Bilim adamları, SIRT1'i erkeklerde ortadan kaldırma yolunun en azından bir kısmının, normalde uyarılmış olan bu nöronların uyarılabilirliğini etkilediğini, santral güçlerinin sayısını ve santral üretimine dahil olan genlerin ekspresyonunu azalttığını buldular.

Sonuç olarak gördükleri depresyondaki davranışlar, SIRT1'in bu bölgedeki ruh hali düzenlemesinin önemini ve nöronların yetersiz uyarılmasının bir başka göstergesini ortaya koymaktadır. Bilim adamları, aynı zamanda, erkek farelerde stresin etkisiz hale getirdiği SIRT1'i aktif hale getirdiklerinde stresin neden olduğu depresyonun çözüldüğünü söylediler.

SIRT1 varyantı ilk kez depresyondaki kadınların geniş bir gen çalışmasında tanımlandığından, dişi farelerde etkisizliğine dikkat çekilmekte. Beyindeki bu ön bölgedeki fiziksel farklılıklardan şüphelenilmektedir. Örneğin nöronların sayısındaki farklılıklar ve erkekler ile kadınlar arasındaki sinapslar, buldukları cinsiyet farklılıklarını açıklamaya yardımcı olabilir. Bilim İnsanları, hipokampüste benzer cinsel eşitsizliklerin bulunup bulunmadığını, depresyonda önemli olan bir başka beyin bölgesi ve Alzheimer gibi diğer koşullarda de bulunup bulunmadığını araştırmaktadırlar.

Yine de, depresyondaki fareler ve insanlar benzer şekilde hareket ediyor ve anhedonia denilen zevki hissetme yeteneğini bozan bir oluşum içeriyor. Bu nedenle, farelerin, depresyonlarını ölçmenin bir yolu olarak, tatlı ve sakaroz çözeltisi kullanılmaktadır.

"Onlara bir seçim yap ve bunu iç" deniyor. "Ama eğer onları strese sokarsanız, tercihlerini yitirmezler, ancak bu onların ilgilerini azaltacaktır." Erkekler de ise bu antisosyalliğe ve yalnız kalmaya neden olur. Hatta karşı cinse ilgilerini ve dişi feromonları koklamaya olan ilgilerini bile kaybediyorlar.

Depresyon genellikle genetik ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonundan kaynaklanır. Bazı bireylerin muhtemel genom çapında ilişkilendirme çalışmalarında tanımlanan SIRT1 varyantı ile doğduğunu ve bunun depresyona neden olduğunu, ancak çevresel faktörlerin de depresyonun gerçekleşmesi için gerekli şartlardandır. SIRT1 varyantının nadir olduğunu ve sadece depresyonla ilişkili olduğunu belirtilmektedir.

Prefrontal korteksin duygusal tepkilerde bir rolü olduğu ve ruh düzenlemesinin anahtarı olan serotonin gibi nörotransmiterleri kontrol etmede rol aldığı bilinmektedir. Depresyonun ciddiyeti, o beyin bölgesinin hareketsizlik derecesi ile de ilişkilidir.