Olgunlaşmak Disiplin Gerektirir..

04/03/2019

Profesyonel ve sosyal ortamlarda sık rastladığım bir durum var: hızlı yargılama alışkanlığı.Algılar önemlidir.Olgunlaşmış bir kişilik algıladığını tartabilme ve algılarını eğitebilme yeteneğini geliştirmiştir.Ancak bu,mental bir disiplin çerçevesinde hareket etmekle mümkün olacaktır.

Mad Men seyredenler hatırlayacaktır. Bir sahnesinde, Betty eski kocasından "nefret ettiğini" yeni kocası Henry'e sinirli bir şekilde söyler. Henry'nin cevabı şöyle olur:

"Tanrı aşkına Betty. Nefret güçlü bir kelime. Yetişkinler nefret gibi duygulara boğulmaz."

Algılarımıza -durumları tartmadan- çok fazla değer verdiğimizde, duygularımızın coşmasına da izin veriyoruz. Bu da bazen genellemeye meğilli olmaktan kaynaklanır. Terapiye gidenlere zaman zaman kısa bir envanter verilir ve kişinin olayları genelleme eğiliminin nasıl olduğuna bakılır. Genelleme "insanlar hep kızgındır" ya da "hiç bir zaman beni dinlemiyorlar" tarzı ifadelerle anlatılabilir. Tekil bir olayı çoğul yapmak olarak da ifade edebiliriz.

Bir ajansın toplantıda söylediği bir cümlenin, ajansın geneline yüklenmesi de bir genellemedir: "Ajansın söylediği cümleye inanamadım. Ne kadar amatörce, böyle bir ajans nasıl iş çıkartabilir ki? Ajanslar hep böyle çalışıyor zaten". Tekil bir konuyu genellemeden uzaklaşarak kendi içinde değerlendirebilmek, mental bir disiplindir. Bu disiplin, konuları birbirinden ayırabilme yetinizin de göstergesidir.

Genellemeler bazı durumlarda kişinin kendiyle olan ilişkisinden de kaynaklanır. Olayın özünde olay değil, kişinin kendisi yatar. Önemli olmadığını hisseden, kişi olarak değerinin düşük olduğunu düşünen, özgüveni zedelenmiş kişiler genellemeler yarattığında, kendi gözündeki değerini kendi düşünceleri sayesinde daha da düşürmüş olur. Bir yerde, kendi hakkındaki algılarını genellediğinden, onları yargılamaya çevirerek, kızgınlık ve üzüntü duygularıyla baş başa kalır.

Daha sağlıklı olan düşünce biçimi şudur: "Ajansımın söylediği cümleyi anlamakta zorluk çektim. Ajans sahibiyle konuşup, konuya açıklık getirmem faydalı olacak." Ya da, "Zaten beni hiç dinlemiyor kimse" demek yerine, "Arda bu akşam beni pek dinlemiyordu. Nedenini bilmiyorum." Beni hiç kimse dinlemiyor demek, kişinin kendine sapladığı bıçaktır. Arda bu akşam beni dinlemiyor dediğinizde, konuya spesifik konuşmuş olur ve kendinizin dinlenmeye layık bir kişi olmadığı düşüncesinden uzaklaşırsınız. Böylece, sebebin ne olduğunu öğrenme fırsatınız olur. Bunu yaparken de kendi hakkınızdaki algılarınızı zedelememiş olursunuz.