Mutlu Yaşamak İçin..

01/04/2019

Evrimsel bakış açısı, mutluluk ya da yaşam kalitesinin ne olduğunun anlaşılması için alternatif bir yaklaşım önermektedir. Burada odaklanılan soru şudur: İnsan beynindeki hangi özellikler, zihnin olumlu ve olumsuz durumları ayırt etmesine izin vermektedir ve bu özellikler nasıl hayatta kalma ve çoğalma yeteneklerini geliştirmektedir. Bu soruların cevapları, mutluluğun ne olduğunu ve insanlara sunulan bu zihinsel kapasitenin sınırlarını genişletmek için en uygun yöntemlerin belirlenmesine yardımcı olacaktır.

Yapılan araştırmalarda bazı araştırmacılar, tipik dış uyaranların yarattığı "anlık zevkleri" vurgularken bazı araştırmacılar ise mutluluğun yaklaşık %50'sinin genlere bağlı olduğunu savunmaktadırlar. Tek yumurta ikizleriyle yapılan bir araştırmada farklı evlerde büyümüş olsalar bile mutluluklarının %50 oranında ilişkili olduğu bulunmuştur.

Yaklaşık % 10-15'i sosyoekonomik durum, evli olup olmama, sağlık, gelir, seks gibi ölçülebilir diğer yaşam değişkenlerin bir sonucudur. Geriye kalan % 40 ise bilinmeyen faktörlerin ve bireylerin bilinçli olarak mutlu olmak için yaptıkları eylemlerin sonucudur. Bu eylemler kişiden kişiye değişebilmektedir. Örneğin dışa dönük biri için fazla sayıda insanla iletişim içinde olmak olabilirken başka bir insan için egzersiz yaparak, anlık iyi olma durumunu yükseltebilmektedir.

İnsan ilişkileri ve mutluluk: Yapılan araştırmalarda sosyal ilişkiler ve mutluluk arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Hatta sosyal ilişkilerin yarattığı mutluluk bir kişiden diğerine bulaşmaktadır. Yaklaşık 5000 kişiyi 20 yıl boyunca izleyen bir araştırmada, arkadaş, eş, kapı komşusu ve kardeşlerle kurulan yakın ilişkilerin yarattığı mutluluğun, ilişkilerin yarattığı mutsuzluktan daha tutarlı bir şekilde yayıldığı saptanmıştır. Genel olarak çalışmaların sonuçları mutluluğun bir virüs gibi yayıldığını düşündürmektedir.

Yaş ve mutluluk: Konuyla ilgili Amerika'da yapılan çalışmada daha yaşlı Amerikalıların daha genç olanlara göre daha mutlu oldukları görülmüştür. Yaşlı bireyler daha fazla sağlık sorunları yaşasalar bile genel olarak yaşamlarında daha az sorun bildirmişlerdir. Genç erişkinler ise daha fazla öfke, kaygı, depresyon, mali zorluklar, sorunlu ilişkiler ve kariyer sorunu bildirmişlerdir.

Dinsel İnançlar: Yapılan araştırmalarda dindar insanların daha mutlu ve daha stressiz olduğu bulunmuştur. Ancak bunun dini etkinliklere katılımın sağladığı sosyal ilişkiler ve destek, inançlar gereği bazı şeylere dikkat etmek (alkol ve madde bağımlılığının daha az olması), iyimserlik ve gönüllülük gibi psikolojik sosyal etkinlikler, dünyada bulunma nedeni gibi psikolojik etmenler, stresle başa çıkmak gibi öğrenilmiş davranışlar nedeniyle mi. yoksa dini inançlardan mı kaynaklandığı net değildir.

Ekonomik durum: Ekonomik özgürlük ile mutluluk arasında kuvvetli bir ilişki bulunurken sosyal güvenlik ile mutluluk arasında ilişki bulunmamıştır. Sosyalist Doğu Avrupa ülkeleri Batıdakilere göre hatta aynı yoksulluk düzeyindeki ülkelere göre daha mutsuz bulunmuşlardır.

Diğer etmenler: Aileye sahip olup olmamanın mutluluk üzerine etkilerini inceleyen araştırmaların sonuçları çelişkilidir. Mutluluk ayrıca sosyal ve ekonomik yetersizlikleri "mantığa büründürme ya da açıklama" yeteneğiyle de ilişkilidir. Bir araştırmada insanların fiziksel şeylerden ziyade deneyimlere para harcadıktan sonra daha mutlu oldukları bulunmuştur. Başka bir çalışmada ise hayal kurmak yerine şimdiki ana odaklanan insanların daha mutlu oldukları görülmüştür.

Daha mutlu olmanın yolları: Mutluluğu yakalamanın yolları her birimiz için farklıdır. Beklentilerimiz, tutkularımız, yaşam deneyimlerimiz hatta kişiliğimiz yaşamımızdaki mutluluğu etkilemektedir. Kimileri için mutluluk iyi bir kariyer iken kimileri için ise mutlu bir evlilik ya da ilişkidir.

Mutluluk tanımınız ne olursa olsun yaşamda mutluluğu yakalamada etkinliği kanıtlanmış bazı yöntemler bulunmaktadır. Aşağıdaki önerileri kendi yaşamınıza ya da gereksinimlerinize göre uyarlayabilirsiniz. Uyguladıkça bu yöntemler yaşamınızda pozitif değişimler yapacak ve yaşamınız daha mutlu, eğlenceli ve barışçıl olacaktır.

Bakış açısını değiştirmek: Mutluluk farklı gözlerle bakmayı ve farklı bir hissedişi gerektirir. Bazılarımız bardağın yarısı boş derken bazılarımız ise bardağın yarısının dolu olduğunu görür. Trafikte sıkışıp kalmışken, zamanı gün içinde yaşayabileceğiniz güzellikleri düşünmek, çözmeye çalıştığınız bir soruna odaklanmak ya da büyük fikirleriniz için beyin fırtınası yapmak için kullanabilirsiniz. Market kasasında ilerlemeyen bir kuyrukta beklerken, bir gezi dergisini karıştırıp, tatil planlarını yapabilirsiniz. Kimi zaman yaşamın bizi dışladığını hissedebiliriz ancak yaşadığımız durumla ilgili olarak yeni bir çerçeve çizebiliriz. Böyle yaptığımızda, gün sonunda yaşamınızda daha fazla barış ve mutluluk olduğunu fark edeceksiniz. Neyin doğru olduğunu fark etmeye başlamak ve gözlerinizin önünde dünyanın değişmeye başladığını görmek için zaman ayırın.

Teşekkür etmek: Sahip olduğunuz güzellikleri düşünmek için biraz zaman ayırın. Siz istediğiniz hiçbir şeyi elde edemediğinizi düşünseniz bile sizin için özel ve değerli olan bir şeyler mutlaka vardır. Bu eviniz, aileniz, çocuklarınız, işiniz ya da sahip olduğunuz kişisel bir özellik olabilir. Gün içinde "teşekkür ederim" kelimesini kaç kez kullanıyorsunuz. Sahip olduğunuz şeyler için yaşama teşekkür edin. Eğer gün içinde yaptığınız ilk şey "teşekkür etmek" ise daha sonrakiler kendiliğinden olacaktır. Minnettarlığı öğrenmek, neşe ve mutluğun size akmasını sağlayacaktır.

Çocukluğunuzu hatırlamak: Nasıl oyunlar oynadığınızı hatırlıyor musunuz? Burada sözünü ettiğimiz golf ya da tenis gibi oyunlar değildir. Çocukken oynadığınız ip atlama, tahta sopadan yapılmış atlara binme, saklambaç vb gibi oyunlardır. Mutluluğu korumanın bir yolu da çocukken oynadığınız oyunları hatırlamaktır.

Varoluş amacınızı keşfedin: Sorunlu durumlar karşısında bile mutlu olabilmenin bir diğer yolu da yaşam amacınızı keşfetmek ve bunu yerine getirmektir. Aileniz, arkadaşlarınız, iş yerinize hatta topluma neler sunmak için dünyadasınız?

Kibar Olmak: Kibar davranışlar, duygu durumda anlamlı bir yükselme yaratır ve işleri daha iyi yapmak için arzu uyandırmaktadır. Kendinize ve başkalarına karşı nazik olduğunuzda yaşamdaki mutluluk ve coşku daha üst seviyelere taşınmaktadır. Ayrıca nezaket gerçekten bulaşıcıdır.

Arkadaşlarla vakit geçirmek: Zengin bir sosyal yaşam ve romantik ilişkiler tek başına sevinci ifade etmemektedir ancak mutluluk üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır. Arkadaşlarınızla vakit geçirmeyi öğrenin ve dostlukları yaşamınızda öncelik haline getirmeyi alışkanlık haline getirin.

İçten vermek: İnsanların birçoğu vermeden almak ya da önce verip sonra almak istedikleri için mutsuz olmaktadırlar. Aslında hediye alan kişi için değil veren kişi için hediyedir. Bu nedenle sevginizi, ilginizi, bilginizi ve neye ihtiyaç duyuyorsanız onu çekinmeden verin.

Her dakikanın tadını çıkarın: Anda olmak, anı yaşamaktır. İnsanlar genellikle ya geçmişte olanlara ya da gelecekte olacaklara odaklanmakta, "burada ve şimdi"yi gözden kaçırmaktadırlar. Her anın tadını çıkardığınızda yaşamınızdaki mutluluğun tadına varırsınız.

Yardım etmek: Mutlu olmanın bir diğer yolu da başkalarına yardım etmektir. Yardımın her zaman maddi olması da gerekmemektedir. Bu güzel bir söz söylemek, ilgi göstermek, yardımcı olmak, teşekkür etmek, iyilik yapmak olabilir. İnsanların yüzlerindeki gülümseme ve mutluluğu görmek, gün boyunca kendinizi neşeli hissetmenizi sağlayacaktır.

Dinlenmek: Kimi zaman hepimiz dinlenebilmek için, donakalmış, dondurulmuş, bastırılmış zamanlara ihtiyaç duyarız. Yaşam hepimiz için çok zor ve hızlıdır. Takvimdeki yapraklar gibi zaman da kendi doğal süreci içinde ilerlemektedir ve biz hızını kontrol edemiyoruz. Yorgunluk, stres, tükenmişliği bu gün için hissetmiyor olabilirsiniz ama ya onlar size yerleşmeye başlamış iseler bunun için en iyi çözüm dinlenmektir.

Güvenmek: Güvensiz, sürekli sorgulayan, her an bir tehdit altındaymış gibi yaşayan insanlar kendilerini mutsuz hissetmeye başlamaktadırlar. İnsanları sürekli bir tehdit unsuru olarak algılamak yerine, onlara güvenmeyi öğrenmek kendinizi daha mutlu hissetmenizi sağlayacaktır.

Hareket etmek: Hızlı tempo bir yaşam tarzı değil duygunun, zihnin bir hali ya da taşkınlığın bir aşamasıdır. Kişiyi farkında olmadan zorlamaktadır. Egzersiz konusunda ise hiçbir sorun ya da fiziksel zorlama yoktur. Egzersiz duygu durumu yükseltir, daha pozitif tutumlar geliştirir, benlik saygısı ve güveni artırır. Gerçekten de mutluluğu artırmanın bir yolu da hareket etmektir.

Gülümsemek: Somurtkan, karamsar, mutsuz olmayı görev edinmiş insanlardan uzak durun çünkü bir süre sonra sizin mutluluk yeteneğinizi de baltalayabilirler. Bazen gerçekten gülmek yerine yüzümüze sahte gülücükler yerleştiririz. Ancak böyle yaptığımızda, gerçek kendimiz ve dostça olmayız. Ama yüzümüzde gerçekten mutlu bir ifade varsa ilerleyebiliriz. Araştırmalar, gülümseyen ve mutlu görünen insanların gerçekten mutlu olduklarını göstermiştir. Ayrıca mutluymuş gibi davranmanın da yaşamda mutlu olmanın yolunu açtığını bildirmişlerdir.

Hedef belirlemek: Yaşamda amaçlarımızın olmaması ya da amaçlarımıza ulaşmak için özel bir çaba harcamamamız, kendimizi sıkışmış ya da etkisiz hissetmemize neden olmaktadır. Kişisel yaşantısında, ilişkilerinde, kariyerinde hedefleri olmayan insanlar ile olan insanlar arasında tutku ve coşku farkı vardır. Hedeflerine ulaşmak için çabalayan insanlar mutluluktan uçarlar.

Kendinize güvenin: Bazı davranışlarınız başkaları tarafından onaylanmayabilir. Herkesin bakış açısının farklı olacağını bilerek, başkalarını memnun etmek için çabalamayın. Aynı şekilde davranışlarınız için takdir de beklemeyin. Sadece kendi iç sesinizi dinleyin. Kendinizle ilgili en doğru kararı bir tek siz verebilirsiniz.

Anlam bulmak: Bazı insanlar dini inançlar ya da ruhsallıktan anlam bulurken bazıları iş ya da ilişkilerinde bulmaktadır. Mutluluğunuzu artıracak anlamları bulmak için dünyada bulunuş amacınızı düşünmek bile belki yaşantınıza mutluluk getirecektir.

Mükemmeliyetçi olmamak: Mükemmele ulaşmak hiçbir zaman gerçekleşmeyecek bir durumdur çünkü mükemmelin sınırı yoktur. İsteklerinize cevap verecek seçeneklerle karşılaştığınızda seçiminizi yapın, doğru seçim miydi diye düşünmeyin ve mükemmele ulaşmaya çalışmayın.

Akışa Bırakmak: Akış bir eğlence biçimidir, coşku ve mutluluk etkinliğinin içine girdiğimiz, sevgiden kendimizi kaybettiğimiz ve hala ayakta kalabildiğimiz bir durumdur. Bu akışı her birimiz kendi başımıza yaratabiliriz. Yaşamımızdaki gerçek mutluluğu bulmak ve devam ettirmek için akışın içine girmek ve kendimizi bırakmak gerekmektedir..

Güçlü Yanlarımızı Kullanmak: Akışı sağlamanın bir yolu güçlü ve temel değerlerimizi belirlemek ve bunları her gün kullanmaktır. Geçmişte güçlü olan yanlarımızın farkına varıp bunları hayatımızın her alanına dahil edebiliriz.

Sabırlı ve hoşgörülü olmak: Hepimiz zaman zaman hatalar yapabilir ve bu hataları ısrarla tekrarlayabiliriz. Aynı şekilde diğer insanlarda bize karşı hata yapabilir ya da zor duruma düşürebilirler. Böyle durumlarda öfkelenip karşıdakinin kalbini kırabilirsiniz. Ancak bir süre sonra sakinleştiğinizde, pişmanlık duyup mutsuz olabilirsiniz. Öfkelendiğiniz şeylere hemen tepki vermek yerine sakinleştiğiniz zaman kendinizi uygun biçimde ifade edin

Fazla Zorlamamak: İlk kez gerçekleştiğinde bize neşe ve mutluluk veren şeyler ikincide vermeyebilir. Çok iyi şeyler rutine bindiğinde ya da beklentiye dönüştüğünde iyi olarak hissedilmeyebilmektedir. Kendinize mantıklı ve sağlıklı sınırlar belirleyin ve aşırıya kaçmayın.