Homo Erectuslar Tembelliklerinden mi Yok Oldular ?

28/01/2019

Bugün Suudi Arabistan olarak bilinen topraklarda 200 bin yıldan önce yaşayan büyük büyük atalarımız Homo erectus'lar ile ilgili yeni iddia, "en az çaba ilkesiyle" yaşadıkları; geleceği planlamayı tercih etmedikleri; pek çok haberde yorumlandığı şekliyle "tembel" oldukları için yok oldukları yönünde.

Homo erectus (Latince dik insan), soyu tükenmiş insansı türüdür ve modern insanların (Homo sapiens) atası olduğu kabul edilir.

Homo erectus, insangillerin evrim sürecinde yeni bir türdür. Yaklaşık olarak 1,9 milyon yıl öncesinden 250 bin yıl öncesine kadar var olmuştur. Bu zaman dilimi, Pleistosen'in başlangıcından ortalarına kadar uzanır. Homo erectus'un fosil kalıntılarına ilk kez 1890'larda rastlandı; ancak o tarihlerde insan evrimi konusunda yeterli bilgi bulunmadığından bulunan her Homo erectus fosili ayrı insan türü olarak adlandırıldı. Günümüzde bu kalıntıların tümü Homo erectus olarak sınıflandırılır.

Kronolojik açıdan bakıldığında Homo erectus, maymuna daha yakın duran Australopithecus ile Homo sapiens arasında yer alır.

Homo erectus "tembel" değildi elbette. Bazı gazetelerde çıkan haberlerin bu şekilde yorumlanmasına yol açan, Avustralyalı araştırmacıların, "alet yapma, kaynaklara ulaşma ve değerlendirme konusunda, kelimenin gerçek anlamıyla yerlerinde saydıklarını" söylemesiydi belki de. Araştırma ekibinin lideri Ceri Shipton, Riyad'ın 200 kilometre batısındaki Saffaqah kasabası yakınlarında bulunan taş el aletlerinin yakınlarda bulunan kayalıklardan elde edildiğini belirtmiş, "Hatta, yaşadıkları alana yuvarlanmış kaynakları kullanmış da olabilirler" demişti.

İki yüzü de kullanılabilen, İsviçre çakısı gibi pek çok işe yarayan el baltalarının hem mucidi hem de yüzyıllar boyunca en sadık kullanıcısı olan Homo erectus'lar, bu konuda fazla tutucularmış. Değişen çevre koşullarına rağmen aynı teknolojide ısrar etmişler. Yakınlarındaki su kaynakları giderek kuruyup, yaşadıkları bölge çöle dönüştüğünde dahi yaşadıkları yeri terk etmeyip, yeni su kaynaklarına yönelmemişler. "En az çaba ilkesi" ile kastedilen de bu...

Tembellik mi hayatta kalmaya çalışmak mı?

Homo erectus'un yok oluşunu tembelliğe bağlamaya çalışmanın en kibar tabirle gülünç olduğunu söylüyor Harvard Üniversitesi'nden antropolog Neil Roach: "1,5 milyon yıldan uzun süre hayata tutunmuş bir tür için yapılacak en son benzetme tembel olduğudur." Yaklaşık 300 bin yıldır dünya üzerinde olan bizler, yani Homo sapiens'ler için talihsiz bir açıklama gerçekten. "Afrika'dan diğer kıtalara yönelen, karnını doyurmak için avlanan, hatta ateşi kullanan belki de ilk tür Homo erectus" diyor Roach.

"Avcılık ve toplayıcılık için harcadıkları enerjiyi, gücü yeniden kazanmaları öyle kolay değildi. Bu nedenle boşa güç sarf etmek onlar için akıllıca bir strateji değildi. Karnını doyurunca gün boyu uyuyan aslanları düşünün..." Düşündünüz mü?

O zaman bir de, yaşadığı dönemde elinde sadece taş aleti veya ağaç dalından yonttuğu sopasıyla bugünkünden çok daha iri leoparlarla, neredeyse aslan boyutundaki sırtlanlarla, dev babunlarla mücadele eden Homo erectus'ları düşünün.Ancak evet erctusların biraz statükocu olduğu ve çok fazla yenilik taraftarı olmadıkları da bilinen gerçekler arasında yer almaktadır.

"Beyinlerinin Homo sapiens'ten daha küçük olması onların daha aptal olduklarını işaret etmiyordu elbette" diyor New York Üniversitesi'nden antropoloji profesörü Susan Anton. "Büyük olasılıkla kıtaları aşarken, tehlikeli deniz yolculukları sırasında birbirleriyle iletişim kurabildikleri bir dil de yaratmışlardı."

Zaten araştırmanın konusu, çıkış ve odak noktası H. Erectus'un nasıl yok olduğu ile ilgili de değil. Konu, tarih öncesi insanının taş alet teknolojisi... Kazının yapıldığı alan da, Arap Yarımadası'nda taş alet yataklarına sahip en geniş bölge.

Homo erectus 'un ayak izleri günümüz insanlarınınkine benziyordu. Bu konuda yapılan yeni bir çalışma, Leipzig' teki Max- Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü'nden uluslararası bir araştırma grubu tarafından Scientific Reports isimli akademik dergide yayınlandı. Bahsi geçen tarihöncesi bu insan türünün Kenya'daki 1,5 milyon yıllık ayak izleri analiz edildi. Araştırma ekibi, bu formun modern insandan ayırt edilemeyeceğini bildirdi.

Nesli tükenmiş bir Hominin türü olan Homo erectus'tan günümüze kalan ayak izleri gösteriyor ki, bu erken insan ataları o zamandan günümüz ayak anatomisine ve mekaniğine sahipti. Araştırmacılar bu fosilleşmiş izleri birkaç yıl önce Ileret, Kenya'da keşfetti. En az 20 bireye ait bu izler nadir rastlanan bir kalabalığa işaret ediyordu.

Washington Üniversitesinde ve aynı zamanda Max- Planck Enstitüsünde görevli olan Kevin Hatala ''Ayak izlerine dair bu araştırmamız, fosil atalarımızın yaklaşık 1,5 milyon yıl önce bugün bizim yürüdüğümüz gibi yürüdüklerini kanıtlar niteliktedir.'' diyor. Ancak iskelet yapılarına ait bu buluntular tek başlarına ayakların somut biyomekanik özellikleri konusunda araştırmacıların kesin sonuçlara varabilmelerinde yeterli değil.

Bilim insanları uzun zamandır sadece kemikler üzerinden hangi sonuçlara varılabileceği ve insanın yürüme biçiminin nasıl evrildiği konusunda anlaşmazlık içerisindeler. Bu konuda Leipzig'teki araştırmacılar ayak izlerinin değerlendirilmesiyle yeni kanıtlara ulaştı ve ayrıca Homo erectus'un sosyal davranışlarıyla ilgili de veri elde ettiler. İzler farklı ağırlıktaki fosillerin bir arada olduklarını gösteriyor.

Araştırmacılar hareket halinde olan grupların vücut ağırlıklarını ve buna bağlı olarak cinsiyetlerini tahmin etmekteler. Ayrıca bu izlerin daha çok yetişkin erkeklere ait olduğu sonucuna vardılar. Bu sonuca dayanarak karşılıklı tolerans ve tam işbirliği içerisinde oldukları düşünülebilir. Bu da insana özgü pek çok sosyal davranışın temelini oluşturmaktadır.