Gitmek mi Zor Kalmak mı Zor ?

23/01/2019

İnsanlar çok uzun zamandan beri tartışır ama bir türlü karar veremezler, giden mi daha çok kanar yolunda yoksa kalan mı zorlanır gidenin ardında?
Gitmek mi daha zordur kalmak mı?
Ben genellikle gitmenin daha zor olduğunu düşündüm...
Kalmanın da daha acı verdiğini.
Ama hiçbir zaman kesin bir karara varamadım.
Hangisi daha zordu gerçekten?

Bazı küçük sorular vardır ya...
"Mutlu musun" gibi...
Cevabını düşünürken bir anda bilmediğin ne varsa öğrenirsin sanki kendinle ilgili...
Şaşırıp susarsın.
Neden cevaplayamayız bu soruyu, neden şaşırtır "mutlu musun" sorusu her defasında bizi?
Niye bu soru karşısında kilitlenip kalırız?
Niye bu sorunun bir cevabı yoktur bizde?
Bir türlü bilemeyiz...

Belki gitmek zor, belki de kalmak...
Belki de "gitmek" ve "kalmak" gibi seçeneklerden birini tercih etmek mecburiyetinde olmak zor.
Belki hem gitmek hem kalmak istiyoruz.
Belki de hiçbir istek tek başına varolamıyor içimizde.
Hep onunla çelişen başka bir istek de bulunuyor yanında.
Onun için karar veremiyoruz gitmek mi zor kalmak mı?
Onun için "mutlu musun" sorusunun aydınlık bir cevabı yok içimizde.

Çoğunlukla aynı anda iki ayrı duyguyu bir arada yaşıyoruz.
Ve ben bir türlü karar veremiyorum; bir parçalanma mı hayat yoksa bir bütünleşme mi?
Hayat dediğimiz çaba, çelişen istekleri barındıran iki ayrı parçamızı sonsuza dek iki ayrı parça halinde tutmak mı yoksa onları bir bütünlüğe kavuşturmak mı?
Ne istersek isteyelim hep diğer yanımızın bir başka şeyi istemesi hayatın gerçeği mi?
Eğer böyleyse "mutluluk" diye birşey olabilir mi?
Mutluluk acaba bu iki parçanın çok kısa süreliğine de olsa aynı şeyi istemesi mi?
İçimizdeki kalabalık aynı anda aynı şeyi hep birlikte istediğinde mi "mutlu" oluyoruz?

O yüzden mi "mutlu musun" sorusu en zorlandığımız soru?
Bir türlü içimizdeki hiçbir çelişik duyguyla çatışmadan tek birşeyi isteyemediğimiz için mi?
Her isteğimizin karşısında onunla çelişen bir başka isteğimiz de olduğu için mi?

Belki de bütün hayatımız, içimizdeki çelişkilerin sona erip, bütün varlığımızın tek birşeyi istediği o anı bulabilmek için geçiyor.
Kumar makinelerinde üç yedilinin yanyana gelmesi gibi...
Her bir parçamız aynı istekte durduğunda, her bir parçamızda aynı isteği gördüğümüzde...
Makine "kazandın" diye bağırıyor.
Hayatın bütün oluklarından mutluluk dökülüyor.
Galiba bütün mesele, bunun çok az olması...
Bazen de hiç olmaması....
İnsan bir türlü karar veremiyor...