Daha Mutlu ve Daha Sağlıklı Nasıl Yaşanır ?

29/01/2019

Hiç canınızı acıtıncaya kadar bir şeyi çok fazla istediniz mi? Kontrollü bağlılık sizi bu acılarınızdan arındıracak ve ne istiyorsanız onu elde etmenizi sağlayacak.Her şeye rağmen bir şeyi umutsuzca istemek ve ona ihtiyaç duymak sizi bir stresin içine sokarak sağlığınıza ve mutluluğunuza zarar verir. Baş ağrısı, kaygı bozukluğu, mide ağrıları ve nefes darlığı belirli bir düşünceye takılıp kalmayla ortaya çıkan şikayetlerdir. Hayattaki isteklerinizi sadece kendi mutluluk tanımınız üzerinden gerçekleştirmeye çalışmak bu yüzden çok sağlıksız. Mesela yeni bir ev veya araba almak istemek ama bunları başkalarını taklit ederek yapmak sizi korkuların ve olumsuz düşüncelerin içine daha da sürükleyerek kendinizi devamlı sağlıksız bir döngünün içinde bulmanıza sebep olur.

Yalnızca ne istediğini ve isteğini nasıl gerçekleştireceğini düşünüp, tek bir düşünceye odaklanan kişiler genellikle başarısızlıklarını ve kaçırdığı fırsatları düşünür durur, bu yüzden zamanla kendine de acımaya başlar. Öte yandan kötü sonuçlardan sıyrılabilen insanları başarısızlıklar ve engeller yıldıramaz, bir şekilde kendilerini toparlamanın yolunu bulup tekrar denerler. İşte böyle aşırıya kaçmadan isteyen ve ihtiyatlı olabilen insanlar her zaman yenilikçidir ve daima ileri yol alırlar. Kontrollü bağlılık dediğimiz bu kavram yanlışlarınızı tekrar gözden geçirmenizde ve olumlu düşünüp çözüm odaklı hareket etmenizde size yardım eder.

Bir İsteğe Takılıp Kalmak Sizin Gücünüzü Elinizden Alır

'' Geçen hafta harika bir araba satın aldım. Çoğumuz araba almak ve buna benzer süreçlerin sinir bozucu ve yorucu olduğunu düşünürüz. Aslında ben bu arabayı alarak bilinçli bir tercih yaptım ve bu herkes tarafından doğru kabul edilen bir satın alma deneyimiydi. Sadece alacağım şeye odaklanmak yerine kendi ihtiyaçlarıma ve maddi durumuma en uygun olacak şekilde kontrollü bir karar aldım. Lütfen kontrollü bağlılık ile umursamamazlığı birbirine karıştırmayın, birbirlerinden çok farklı terimler. Yeni bir araba almak umrumda değildi diyemem ama biliyorum ki dengeyi kuramasaydım istediğimi alamazdım.

Bu yüzden kendime soruyorum: En kötü senaryo ne olabilir? Cevap basit: Bu arabayı alamazdım ve şu anki aracımla uzun bir süre daha yaşardım. Ama kafamda yeni bir araba alırsam olacakları ve eski arabamın özelliklerini kıyasladım. Yeni arabamı da uygun bir fiyata satın alabildim. Sonunda kazanan ben oldum! Bunların hepsini ulaşmak istediğim sonuca kendimi çok kaptırmadan, ihtiyatlı bir karar verme aşamasından geçebilmem sayesinde gerçekleştirdim.''

Mesafeli Olmak Doğru Kararlar Vermenizi Sağlar

Bir girişimci için başarılı olma düşüncesine takılıp kalmak, bu yüzden kalıcı bir stres ve baskı altında yaşamak hayatın kontrolünü soyut bir ele teslim etmek gibidir. Sahiden nedir başarı? Net bir tanım yapamasak da başarılı olmak soyut bir kavram değildir.

Girişimciler ve eğitimcilerle konuştuğumuz kadarıyla başarıyı bolca para ve güç olarak tanımlayan insanlar genellikle bir endişe içinde yaşıyorlar. Yinelemek gerekirse, vurdumduymazlıkla karıştırmadan sadece içinde bulunduğunuz durumu yeniden değerlendirip bunların olumlu yönlerinin farkına varırsanız, böyle bir endişe yaşamak zorunda kalmayacaksınız. Çünkü hep daha iyisini istemek yerine sahip olduklarınızın kıymetini bilerek yaşamak, hayatınızın kontrolünü daha sağlıklı bir şekilde elinize almanızı sağlar.

Bağlı Kalmak Enerjinizi Tüketir

İnsanlar bir sonuca takılıp kaldıklarında onu hayatlarında sadece tek bir yolmuş gibi görürler. İstediklerine öyle odaklanırlar ki hayal ettiklerinden daha farklı olabileceği ihtimalini düşünmezler, hatta kendi kafalarında kurduklarından daha iyi olma şansını bile göz ardı ederler. Bu ön yargı onları yorgunluk ve tükenmişliğe sürükleyebilir. Düşünsenize, kafanız sürekli bir şeylerle meşgul. Bu durumun sizin bütün hayat enerjinizi sömürmesinden endişelenmiyor musunuz? Tam da bu yüzden bir şeyi umutsuzca isteyip kendinizi yorduğunuz anlarda hayatta sahip olduklarınızı aklınıza getirin, çünkü onların kıymetinin farkına varmak, yaşam enerjinizi ve isteklerinize ulaşmak için gerekli olan yaratıcılığı size geri getirecektir.

Takıntılı Bir İnsan Olduğumuzu Nasıl Anlarız?

Dikkatinizi fiziksel ve duygusal olarak nasıl hissettiğinize verin. Elinizdeki sonuca odaklanmak enerjinizi düşürecektir. Yorgun, sinirli belki de umutsuz ve bıkkın hissedeceksiniz. Sadece bedeninize ve ruh halinize odaklanın. Kendinize yabancılaştığınızı düşünmek ya da yorgun, hasta gibi hissetmek... Bunlar hep tek bir sonuca takılıp kendinizi çok sıktığınızın işaretleridir. Tam tersine yaşadığınız anın güzelliklerine odaklanın ve güzel bir geleceğin sizi beklediğini düşünün! Emin olun ki bu sizin gücünüzü yerine getirecek ve hayata umutla bakmanızı sağlayacak.

Sonuç olarak aşırı bağlılık, panik ve korkuya sebep olup hayattaki gücünüzü elinizden alır. Bu takıntılardan kurtulmak için çabalarsanız çok daha sağlıklı bir yola gireceksiniz. Kontrollü bağlılık kendinize olan güveninizi arttıracak ve hayattaki gücünüzü elinize almanızı sağlayacak. Daha mutlu ve huzurlu olmanın yolu budur.