İnsan Atölyesi..

Bu atölyede ki gerek kendi  yazdığım gerekse medyadan derlediğim yazılarda ;   İnsanların davranış ve düşünme şekillerine ,biraz mantık biraz sosyopsikolojik ve biraz da felsefik açılardan yaklaşmayı ve çözümsel olarak irdelemeyi düşünüyorum. Şartlanmışlık ve yanlış öğrenmişlik durumlarının bizleri aslında ne kadar aciz ve ilkel bir duruma düşürüp , trajikomik durumlar yarattığını ve nasıl yok etme aşamasına getirdiğini beraberce inceleyip , aslında olması gereken hareket tarzlarını yaşamımıza nasıl adapte edebileceğimize yönelik saptamalarda bulunacağız.. 

Siz okuyucularımın yazılmasını istediği bir konu olursa benimle buradan iletişime geçebilir ve hatta yayınlanmasını istediğiniz yazılarınız varsa konuk yazar olarak yazılarınızı bu sayfada yayınlayabilirsiniz.. 

Her yeni bilgi , yeni bir hayat demektir..


Yaşamla ilgili hayatın amacıyla alakalı olarak o kadar çok düşünülmüş ve o kadar çok yazılar yazılmıştır ki,hiçbirzaman reel bir sonuca ulaşılamamıştır.Teolojik olarak dinler, insanın yaratıcı tarafından yaratıldığını söylerken,bilim ise insanın evrimleşerek geliştiğini açıklamaktadır.

Çocukluğumda duyupta en garipsediğim kelime İnsan sarrafıydı... Daha sonra öğrendim ki, bir sarrafın saf altın ile sahte altın ayırımını yaptığı gibi, doğru insan ile yanlış insanı bir bakışta tanıyabilmek demekmiş..

Doğa bazen her şeyi açıklıyor. Onu yakından izlediğinizde, hayvanlar âlemi veya bitkileri incelediğinizde bizlere hayatla ilgili tüyolar veriyor. Geçen gün fener balığının hikâyesine rastladım. Dişi ve erkeğinin birleşmek için ne tuhaf bir yol izlediklerini okudum. Fener balıkları birleştikleri zaman bir daha ayrılmıyorlar. Bu bana hem hüzünlü, hem...

Geçmişinizde bir takım sorunlar yaşamış olabilirsiniz. Geçmişte yaşamış olduğunuz sorunlar anınızı da, sürekli olumsuz yönde etkileyebilir. Fakat olumsuz düşünceleri zihninizden silerek, anınızı iyi yaşamak tamamen sizin elinizdedir. Bir kişinin onu şu anda etkileyen geçmiş deneyimleri ile ilgili bakış açılarını ve hislerini değiştirmek, kişisel...

Hayatta bazen saçma ya da kötü olduğunu bildiğimiz halde yapmaya devam ettiğiniz alışkanlıklar vardır. Veya bir alışkanlık edinmeyi isteyip bir türlü edinemediğiniz zamanlar, sizin için işkenceye dönen girişimler, yarıda kalan diyetler, sözler ve motivasyonlar vardır. Her ne kadar böyle zamanlarda motivasyon konuşmaları, o, bu, şu gelişimcilerin...

Stresle başa çıkma ya da stres yönetimi, ruh ve beden sağlığını korumak, üretici ve verimli bir yaşam sürdürebilmek için gereklidir. Stres yönetiminin amacı, stressin bütününden kaçınmak değildir ki aslında bu zaten olanaksızdır. Fakat, verimlilik ve atikliğe doğru olumlu bir güç oluşturmaktadır. Önemli olan çözülebilecek sorunların üzerine giderek...

Homosistein'in Koroner Kalp Hastalığına ve ateroskleroza yol açtığı düşüncesi 1969 yılında ilk kez doktor Kilmer Mc Cully tarafından dile getirilmiştir. Yüksek serum homosistein düzeylerinin sözkonusu hastalıklara neden olduğu tezini ileri süren doktor Mc Cully'nın düşünceleri o dönemde işini kaybetmesine yol açacak kadar tepki almıştır.

İnsanlığın geçmişi ve insanoğlunun doğası hakkında bugüne kadar sayısız araştırma yapıldı ve hala bu araştırmalar sürüyor. Şiddet, insanlığın geçmişinde daha çok karşımıza çıkıyor gibi görünse de, şefkat ve nezaketle ilgili kanıtlar, şiddetle alakalı olanlardan çok daha fazla aslında.

Birçok insan, başarılı olabilme adına yeni alışkanlıklar ve beceriler edinmesi gerektiğini düşünüyor. Ancak bu doğru bir yöntem olmayabilir.Çünkü bazen yapabileceğiniz en iyi şey, sizi hedeflerinizden uzaklaştıran şeylerden vazgeçmektir! Dolayısıyla; yaşamınıza daha fazla şey eklemek yerine, sizi başarıdan uzak tutan kimi olumsuz unsurları çöpe...

Zaman zaman düşüncelerimiz bulunduğumuz ortam ile zamanın ötesine geçer ve uzaklara dalarız. Bu durumlarda zihnimiz hayaller, endişeler ve problemler, yapmamız gereken işler ve görsel veya işitsel çevre etrafında dolaşır. Uzaklara dalmak yapılan işlerin aksamasına sebep olabildiği için özellikle öğrenciler üzerindeki dikkat dağıtıcı etkisinin...

Felsefe düşünürlerinin, psikologların, sanatçıların ve edebiyat alanında çalışanların yüzyıllardır cevabını arayıp da bulamadığı bu mühim sorunun yanıtını biz veremeyiz. Ama belki yorgun ruhlarımıza bir teselli olarak, sizlerle ünlü filozofların bu konu hakkındaki görüşlerini kısaca paylaşabiliriz.

İnsan hayatını etkisi altına alan en kuvvetli duyguların temellerinden bahsetmek hiç de kolay değil. Hele konu aşk olunca işimiz iyice zorlaşıyor; zira insanın yazıyla kayda geçirme işini keşfinden beri üzerine en çok yazılıp çizilen, sayısız çeşitlemeleri üretilen ve birbiri ile bağlantısız görünen türevleri oldukça fazla olan hislerden bir...

Daha yaratıcı olmak ister miydiniz? Ne yazık ki araştırmacılar, çoğumuzun yaratıcılığa ilişkin okul tecrübelerimizin utanç yaraları taşıdığını ve bunun da yetişkinler olarak yaratıcılık yeteneğine sahip olmadığımıza inanmamıza neden olduğunu söylüyorlar. Ancak, iş yerlerinde yenilikçilik ve yaratıcılık için giderek artan bir gereksinim varken...

Yakınlarda Rejuvenation Research dergisinde yayınlanan makalenin eş yazarı doktora öğrencisi ve tıp doktoru Martin Wegman, "İnsanlar hayatları boyunca aç gezmek istemez." diyor. "Biz de aralıklarla yapılan türden bir kalori kısıtlaması düşündük".

Neandertaller olarak bilinen Homo neanderthalensis türü günümüzden 250.000 yıl kadar önce evrimleşmiş, 28.000 yıl kadar önceyse soyları tükenmiş bir insan türüdür.Modern genetik veriler, biz modern insanlar ile Neandertaller'in Avrupa'da karşılaşması sonrası çiftleştiklerini net olarak gösteriyor. Asya ve Kafkas toplumlarının genlerinin %4 civarı...

Yaşlanma kaçınılmaz değildir. Bazı hayvanlar ölümlerini geciktirmenin yolunu bulmuş bile. Onların yöntemleri bize de sağlıklı ve uzun bir ömrün ipuçlarını sunabilir.

İnsanlık tarihine bir bütün olarak bakıldığında, iki özellik göze çarpar. Bunlardan birincisi, ağır bir toplumsal evrimin görüldüğü uzun bir zaman kesimini kapsayan "ilkel topluluk" dönemi, toplumsal evrimin kısa denebilecek bir süre içinde baş döndürücü bir hızla ilerlediği "uygar toplum" döneminin varlığıdır. Araç yapan ilk canlı türlerinin...

Bugün Suudi Arabistan olarak bilinen topraklarda 200 bin yıldan önce yaşayan büyük büyük atalarımız Homo erectus'lar ile ilgili yeni iddia, "en az çaba ilkesiyle" yaşadıkları; geleceği planlamayı tercih etmedikleri; pek çok haberde yorumlandığı şekliyle "tembel" oldukları için yok oldukları yönünde.

Sokrat'tan günümüze kadar geçen zaman içinde insan ırkı, yaşamın en önemli iki sorusunu araştırdı:Bu iki ölümsüzlüğün yani bilinmeyen gelecekle kaybolmuş geçmişin arasındaki insanoğlu kendi davranışlarını araştırmaktan hiç vazgeçmedi. "Kolomblar ve "Leonardo'lar gibi büyük kaşiflerin ve yaratıcıların çalışmaları sayesinde sanatın ve bilimin...

Bazen iyi bir insan olmak zordur. Kimileri için iyi bir insan olmak, kendini aptal ve güçsüz göstermekle eş değerdir. Ancak bu düşünce, gerçeklerden oldukça uzaktır.Sürekli iyi bir insan olmak için sabır, güç ve kendini kontrol edebilme yeteneği gerekir. Belki de iyi bir insan olmak zorlu olabilir; ancak iyi biriyken kendinizi daha iyi hissetmez...

İnsanlar çok uzun zamandan beri tartışır ama bir türlü karar veremezler, giden mi daha çok kanar yolunda yoksa kalan mı zorlanır gidenin ardında?
Gitmek mi daha zordur kalmak mı?
Ben genellikle gitmenin daha zor olduğunu düşündüm...
Kalmanın da daha acı verdiğini.
Ama hiçbir zaman kesin bir karara varamadım.
Hangisi daha zordu gerçekten?

Bu ismin ilginç bir hikâyesi vardır. İlk olarak, 1987'de DSM-III'te "kendine zarar veren kişilik bozukluğu" (self-defeating personality disorder) olarak yer aldı ancak ekler kısmında "henüz emin olunamayan" ve "daha çok araştırılması gerek" ibareleri yer alıyordu. Daha sonra DSM-IV'te "negatif kişilik bozukluğu" diye geçti ancak yine eklerde yer...

En mükemmelinden olsa da, sahte bir gerçeklik içinde yaşam süren kimseler için "hayatı yolunda" denebilir mi? İyi bir hayatın sırrı nedir? Bu hepimizin arzuladığı bir şey midir? Herkes mutluluğu diler, değil mi? Fakat mutluluk nedir? Ona nasıl ulaşırız?

Yemek, içmek, gezmek, tozmak, giyinmek, sevişmek ve eğlenmekten, yani haz veren şeylerle yaşamaktan neden alıkoysun ki insan kendini? Lezzet artırıcılarla tadı kat be kat artırılmış cipsler, bisküviler, içecekler, keyif verici maddeler... Vitrinlerde albenisi artırılmış kıyafetler, insana kendini iyi hissettiren(!) markalar... Devâsâ AVM'ler,...

Kendinizi tanımak, bilgeliğe işaret eder. Başarılacak bir hedef değildir çünkü kendiniz hakkında her şeyi bilmeniz imkansızdır. Buna kararlı olmadığınız için değil sürekli değişmekte olduğunuz için. Peki ama kendini tanımak nedir? Akıp giden zaman ve tecrübelerle birlikte öğrenme ve gelişme seçeneğine sahip olduğunuz bir yolculuk olduğunu...

Bilgi olarak adlandırdığımız, bilincimize getirilen anlamlı verilere ulaşmanın çeşitli yolları vardır. İnsanoğlunun bilgiye ulaşma yöntemleri genel olarak "görsel" ya da "işitsel" yollarla olmaktadır. Şu anda genellikle "görsel" ve "işitsel" olarak ulaştığımız bilgilerin ışığında yaşıyoruz.Doğduğumuz andan itibaren dünya ve evrenle ilgili bilgiler...

Sizin de etrafınızda onlardan vardır diye düşünüyorum. Hani şu hiçbir şeyden mutlu olmayan, istisnasız her durumdan şikayet edecek bir şey bulan, sürekli mızmızlanan şikayetçi tiplerden! Memnun olunmayacak şeyleri bulma konusunda şaşırtıcı derecede yetenekli olanlardan! Kocaman güzel bir tablo içerisindeki minicik bir lekeye takılıp kalanlardan!...

'Aç geziyorum yine de kilo alıyorum, su içsem yarıyor, spor da yapsam yağlarım gitmiyor, şeker ve tuzla işim yok ama bu göbek nereden geliyor?' diyen herkesin mutlaka okuması gereken bir yazı! Ufkunuz iki katına çıkacak tüm nedenleri anlayacaksınız!

Hızla rekabetin arttığı iş dünyasında başarı ve mutluluğun hazzını yaşayabilmek; basit kuralları farklı bir bakış açısı ile değiştirebilmektir. Verilen büyük - küçük anlık kararlar geleceği şekillendirir. Her şey anlık bir karar verip, eyleme geçmekle başlar ve bu karar iş yaşamını hayallerin ötesine taşır. İmkânları değerlendirin Bilmediğiniz bir...