Kozmik ve Kuantum Düşünce Alanına Girmek Üzeresiniz !!!..

Uyarı : Eğer ,şartlanmışlıklardan ve öğrenilmişliklerden bir türlü vazgeçemeyen ve sabit düşünce sistemine sahip , yeni gerçeklikleri kendine tehdit olarak algılama eğiliminde ve yenilikleri kabul etmeyenlerdenseniz ,lütfen bundan sonrasına devam etmeyin..Çünkü , kozmik bilgiler hayata bakışınızda ve yaşam alanınızda ciddi manada değişiklik yaratacaktır. Düzeni sarsıcı yeni bilgileri algılayabilme ve kabul etme yetisi  olmayanlarda psikolojik sorunlar yaratabilir..!!!

Burası , kozmik ve kuantum düşünce alanı içerisinde , insan beyninin genetik yapısıyla ilişkili olarak neler yapabileceğinin araştırıldığı ve isteyenlerin bu araştırmalardan bilgi sahibi olabileceği ,bilinç düzeyini arttırarak, zihninde, bedeninde ve kozmolojik anlamda istediği değişimleri gerçekleştirebileceği  hatta katılımda bulunabileceği bir platformdur.

Kozmik ve Kuantum Düşünce üst nitelikli bir düşünme biçimidir. Sıradan düşünce biçimleri kendisini tekrar eden, etkisiz ve sınırlı enerjilerdir. Değiştirme ve oluşturma güçleri yoktur. Daha çok vehim, kuruntu, başıboş hayaller biçiminde akar. Oysa Kozmik ve Kuantum Düşünce derin düzeyde, atom altı alanda etkili olabilecek tarzda bir yaratıcı düşünme biçimidir.Özel bir bilinç düzeyine girerek, özel olarak kurgulanmış sözel ve imgesel oluşumları içerir.

Bu düzeyde insan, kendi hayatının efendisi durumuna geçer.

Kozmik ve Kuantum Düşünce daha da ilerisi ortak zeka alanında işlem yapar. Bütün evreni tekamül ettiren enerjiyle işbirliğine girildiğinde siz bir "kişi" olmanın sınırlı olanaklarını aşar, "bütün" ün gücüne ulaşırsınız.O zaman da gücünüz tabii ki bütünün gücüne eşit olacaktır.

Amacımız ; Atom ve Atomaltı parçacıkların kendine has mucizevi dünyasının anlaşılmaya çalışıldığı kozmik ve kuantum alanı içerisinde,insan beyninin işleyişini ele alan nörobilim ve genetik yapımızın işlevselliğini araştıran epigenetik bilimlerini harmanlayıp, atölye çalışmalarıyla herkesin yararlanabileceği ve düşlediği hayatı oluşturup ,insanı ; kendi hayatının efendisi  bir duruma getirmektir..

Bu bilimler hakkında kısaca tanımlama yapmamız gerekirse ;

Nörobilim ;(sinirbilim) sinir sisteminin araştırılmasına dayalı bir bilim dalıdır.

Geleneksel olarak biyolojinin bir dalı olarak değerlendirilebilecek nörobilim günümüzde hekimlik, biyoloji, kimya, matematik, mühendislik, fizik ve psikoloji bilimlerinin bir arada çalıştıkları interdisipliner kimliğini kazanmıştır.

Sinir sistemini moleküler, hücresel, gelişimsel, strüktürel, fonksiyonel, evrimsel, matematiksel ve medikal açılardan ele alan nörobilim ülkemizde ve tüm dünyada en heyecan verici gelişmelere tanıklık ettiğimiz bilim dallarının başındadır.

Merkezi ve periferal sinir sistemi, beyin, nöron, elektriksel potansiyeller, sinaptik bağlantılar, nörotransmiterler, nöral ağlar, sinir sistemi gelişimi, duysal sistemler, motor kontrol, öğrenme, hafıza, dil, kognisyon nörobilimin ilgilendiği konulardan bazılarıdır.

Nörobilimciler nörofizyoloji, nöroanatomi, nörofarmakoloji, davranışsal nörobilim, gelişimsel nörobilim, kognitif nörobilim, moleküler nörobilim ve sinirbilim felsefesi gibi alanlarda çalışmalar yapmaktadırlar.

Yine nörobilimciler, nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların sinirsel, genetik, moleküler kökenlerinin anlaşılması ve etkin tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi konusunda araştırmalar yürütürler.

Epigenetik sözcüğünü anlatmadan önce bazı tanımlamalara gereksinim var.

Genotip sözcüğü genetik yapımızı tanımlar, bu yapı DNA dizilimimiz, genlerimizdir. Genotipimizi oluşturan genler bir takım enzim ve proteinlerin sentezlenmesini yöneterek "fenotip" yani dış yapımızın, organizmamızın ortaya çıkmasında belirleyici rol oynar.

Epigenetik; genotipik değişikliklerle açıklanamayan, ancak genlerimizin ifadelerindeki (ekspresyonlarındaki) değişiklikleri, yani genlerimizin fenotipimizi oluşturma farklılıklarını inceleyen bilim dalıdır.

Yani epigenetik dendiğinde, genetik yapımızdaki (genotip) değişikliklerden kaynaklanmayan, ancak kalıtsal olan gen ekspresyonlarındaki ya da ifadelerindeki değişiklikler akla gelmelidir. Epigenetik, gen dizilişleriyle değil, genlerin dokulardaki ifadeleriyle ilgilenir. Yani genlerimizin ne zaman ve nasıl çalışacağını belirleyen, bazı genleri susturan, aktivitelerine engel olan, epigenetiktir.

Biz burada ,bu disiplinler eşliğinde KOZMİK DÜŞÜNCE tekniğini oluşturarak,frekansımızı (enerji) yükselterek, zihnimizi ve bedenimizi her türlü hatadan (hastalık) ve olumsuzluktan uzak tutmayı ,istediğimiz hayatı bolluk ve bereket içerisinde nasıl yaratmamız gerektiğini öğreneceğiz. 

KOZMİK ve KUANTUM DÜŞÜNCE SİSTEMİ NEDİR ?

Kozmik Düşünce alanı yüksek frekanslı bir düşünme ve yaşama ifadesidir. Sıradan düşünce biçimleri kendisini tekrar eden, etkisiz ve düşük frekanslı olma özelliği taşırlar. Bu düşünce biçimlerinin insan zihnini ve bedenini değiştirme , oluşturma ve yapılandırma güçleri yoktur. Beyni tetikleme suretiyle olur olmadık yerlerde kimyasallar salgılayarak ,kaygı, kuruntu, üzüntü ve takıntılar gibi birbirini çağrıştıran düşük frekanslı , olumsuzluklar oluşturan etkileşimler yaratırlar. Oysa Kozmik Düşünce Alanı ; yüksek farkındalık ve frekans düzeyinde, atom altı parçacıkların kullanılmasıyla hem zihinde hem de beden de yeni oluşumlar yaratma düzeyidir.

Kozmik Düşünce ile , alt bilinç düzeylerine girerek, özel olarak kurgulanmış sözel ve imgesel duyumsama  oluşumları meydana getirilir. Bu düzeyde insan, kendi hayatının efendisi durumuna geçer. Kişi, varlığını oluşturan ve sürdürmesini sağlayan kozmik enerjiyle işbirliğine girdiğinde, anlamsız parçacık olmanın düşük frekanslı ve sınırlı olanaklarını aşarak, "Holografik bütün"ün gücüne ulaşır. Bu durumda da gücünüz tabii ki kozmosun gücüne eşit olacak ve olabileceğiniz en üst düzeyde yaşamınıza devam edebileceksinizdir.

NE DÜŞÜNÜRSEK ONU YAŞARIZ NE DÜŞÜNÜRSEK O OLURUZ

İnsanoğlunun bilinçaltı düşünce kalıplarını kısa sürede değiştirmek çok da kolay değildir, çünkü bilinç , tutucu / şartlayıcı bir yapıya sahiptir ve yeni gelen mesajları kabul etmesi imkansız olabilmekte veya kabullenmesi uzun sürebilmektedir. Özellikle  kendisi ile ilgili değiştirmek istediği bir özelliğin kalıcı olabilmesi için, bilinçaltında yatan temel öğrenmişliklerin ve şartlanmışlıkların değişmesi gerekmektedir. Aksi takdirde birey, hevesle başlayıp, ya başarısız olmakta ya da kısa bir süre devam eden değişimlerle yetinmek zorunda kalmaktadır. Misal, kilo vermek için bir hevesle pazartesileri diyete başlayıp salı günleri  vazgeçenleri hatırlayın.

Bilinçaltı düşünce kalıplarının değiştirilmesi, aslında, bireyin kendisini ,genetik kodlamasını ve dünyaya bakış açısını yeniden yapılandırmasıdır.. Boş olan adına hurda !! denilen genlerimizi yeniden kodlayarak zihnimizin ve bedenimizin değişmesiyle hayatımızın da değişeceği gün gibi aşikardır.

Düşündüklerimizi yaşıyorsak, düşündüklerimiz bizi biz yapıyorsa, olumsuzluklarla dolu bir bilinçaltı ile başarıya ve mutluluğa ulaşmamızın ne kadar imkansız olduğu aşikardır. Olumlu düşünce kalıplarının doğrudan bilinçaltı tarafından kabullenmesiyle, bireyin arzu ettiği pozitif değişimi kısa sürede kalıcı olarak değiştirmesi bir mucize olmayacaktır. DNA'mızı yeniden kodlamak ve beynimizin o direktifleri uygulaması hiç de zor değildir.

Bizler mutlak gerçeklerin var olduğu parçacık alemi olan bir dünyada, gerçeklerin peşinde koşan varlıklar mıyız, yoksa gerçek formumuzu keşfederek gerçekleri üreten, ürettiği gerçekleri yaşayanlar mıyız? Kozmik Düşünce Alanı hayatımıza daha çok bolluk ve bereketi de çekmemizi sağlayacaktır. Kendimizle ilgili derin içsel vizyonumuzu değiştirdikçe daha çok bolluk ,bereket ve zenginliğin de hayatımıza akmaya başlayacağını tecrübe ederiz. 

KOZMİK DÜŞÜNCE ALANI HERKESİ KUCAKLAYABİLİR Mİ ?

Siz; şartlanmış, öğrenilmiş, sınırlayıcı ve engelleyici düşünce kalıplarınızı fark edip bunların yerine evrensel gerçeklerin ışığında güçlendirilmiş  inançlarınızı koyduğunuzda, yaşamınız bu yeni ve gerçek inançlarınız doğrultusunda değişmeye başlayacaktır. Sizin için en uygun kişi, en uygun imkân, kısaca en mutlu yaşam karşınıza çıkacaktır. Yapmanız gereken tek şey uzanıp onu almak ve mutlu, huzurlu, bereket dolu bir hayat yaşamaktır.

KOZMİK DÜŞÜNCE TEKNİĞİ PRATİK OLARAK HAYATIMIZA NE GİBİ YARARLAR SAĞLAR?

Kozmik Düşünce Tekniği , sağlıklı ve güçlü bir zihin/beden için  uygun bir zemin hazırlar. Çünkü, bizim düşünce, inanç ve kabullenişlerimiz zihnimiz aracılığıyla doğrudan bedenimize etki yapar. Bedenimiz aslında bir enerji alanı halinde dalgasal bütünden başka bir şey değildir. Korku, kaygı, öfke, suçluluk ,nefret ,takıntı gibi olumsuz duygular, bütün hücrelerimizin beslendiği enerji düzeylerinde düşüş yönüne doğru hareket gerçekleştirerek parçacık alemine daha fazla eğilmemizi sağlar. Bu durum da zihinsel / bedensel hatalara yakalanma riskimizi büyük oranda arttırır.Hastalıklarla, çöküşlerle dolu bereketsiz bir hayat yaşarız.

Kozmik Düşünce Tekniği bizi; kendimizi bilmeye ve tanımaya, başkalarını anlamaya, kozmik sistemin işleyişini fark etmekten doğan bilgeliğe ulaştırarak, bilinç ve beden enerjimizi de düzene sokarak mutlak bir arınma gerçekleştirmemizi sağlar. Bu sayede, holografik bütün içerisinde olduğumuzun farkındalığıyla, zihinsel ve bedensel olarak istediğimiz hayatı ,sağlık, esenlik, mutluluk ve bereket içerisinde yaşamaya başlarız. 

Unutmayın ki ; 

Kozmik Kuantum Sistemin gerçeklerine vakıf olmak suretiyle, yaşlılık denen fizyolojik bozulmaları  yaşamımızdan çıkararak  ,  hastalıklardan uzak , sağlıklı, bereket dolu, çok uzun yıllar ,istediğiniz hayatı yaratmak suretiyle mutlu yaşamak yalnızca bizim elimizdedir..

Mehmet Tansel YILDIZ  ,MSc. , Ph.D.
Kuantum Teorisyeni , 
Nörobilim ve Epigenetik Bilimler Araştırmacısı , 
Kozmik Yaşam Danışmanı



Önemli NOT : Web sayfamda bazı sayfalara şifreyle girilmekte olup ,istenildiği takdirde tarafımdan üyelik onayı talep edebilirsiniz. Bu uygulamada ki amaç ; yüksek farkındalık gerektiren / özel bilgilerin , anlayabilecek ve kabul edebilecek gelişmişlik düzeyine sahip kişilere ulaşmasını sağlamak ve net ortamında izinsiz paylaşımları kontrol altına alabilmektir.